Kitap: Felatun Bey ile Rakım Efendi

felatun beyle rakım efendi panama ile ilgili görsel sonucu

Öncelikle şunu belirtmek gerektiğini düşünüyorum. Kitabı günümüz Türkçe’sine uyarlanmış haliyle okudum ve bu yüzden eserin edebi yanını, yani gerek betimlemeler gerek anlatım biçimi olsun, hakkıyla değerlendirebileceğimi sanmıyorum. Ancak kitabın konusu ve içeriğine gelecek olursak onlardan derince bahsedebilirim.

Kitap 19.yüzyıl Osmanlı İstanbul’unda geçiyor. Kitabın gidişatını şekillendiren ana karakterlerimiz Felâtun Bey ve Râkım Efendi. Felâtun Bey, hiçbir zaman çalışmak zorunda kalmamış, her şeyi önüne hazır verilmiş, çok zengin bir babanın oğlu. Râkım Efendi ise felaketler üzerine felaketler yaşamış, geçinmenin ne olduğunu bilen, hakkıyla ekmeğini kazanıp kazandığını da tahsiline yatıran bir genç.

Felatun Bey yarım yamalak bildiği Fransızcasıyla hava atmaya, karı kız tavlamaya ve bulabildiği her fırsatta alaturkalığın ne kadar kötü olduğunu beceriksizce anlatırken; Rakım Efendi hayatının önemli bölümünü kütüphanelerde geçirerek ve buralarda Fransızca dahil birçok dili öğrenmiş. Öğrendiği bu dil ile çeviriler yaparak, yazılar yazarak ve öğretmenlik yaparak para kazanıyor. 

Yani anlayacağınız aslında Felatun Bey çok kötü; her türlü uygunsuz davranışı, beceriksizliği, hovardalığı barındıran bir karakterken Rakım Efendi ise çok mükemmel; hiçbir yanlış söz söylemeyen, hiçbir yanlış davranışta bulunmayan, hayattaki tüm seçimlerini doğru yapan bir karakter. Hatta kitapta bu öylesine bir şekilde anlatılıyor ki, yazar sanki Rakım Efendi ile Felatun Bey arasında “kim daha iyi karşılaşması” gerçekleştiriyor ve bu karşılaşmayı Rakım Efendi’nin kazanması için elinden geleni yapıyor. Karakterleri arasında taraf tutan enteresan bir kitap 🙂

En temelinde “Batıya özeneceğiz derken benliğimizi kaybetmeyelim” anafikrini taşıyan kitabın yanlış batılılaşmayı aşırı uç örneklerle anlatması bir yana, dönemin şartlarını gözler önüne sermesi açısından okunması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle cariyelerin bir mal olarak alınıp satılabilmesi, “Osmanlı hanımefendisinin” nasıl olması gerektiği ve Osmanlı’nın son döneminde aile kavramının nasıl olduğu mevzularına ışık tutuyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir