Sahteleşmek

Instagram’da veya başka bir sosyal medyada insanlara bakarken aslında tek bir kişiye bakmıyoruz. Sürekli kayıp giden o akışta onlarca belki yüzlerce insanın hayatlarının en iyi kareleri ile karşılaşıyoruz. Beynimiz, benliğimiz, sadece bir kişinin iyi görünen haliyle değil; tüm o kişilerin en iyi görünen haliyle yarış haline giriyor. Onların yaşadıklarının tümüne karşın bizim naçizane bir taneden oluşan hayatımız her zaman eksik kalacak.

Kimisi sörf yaparken, kimisi uçaktan atlarken, kimisi evlenirken, kimisi en sevdikleriyle mutluyken, kimisi en iyi üniversiteyi kazanmışken, kimisi efsanevi bir şekilde bir enstrüman çalarken, kimisi çok güzel bir sanatçıyı dinlerken, kimisi gittiği yurtdışından kareler atarken beynimiz bunların hepsini topluyor ve o an bizim yaptığımız tek bir şey ile karşılaştırıyor. Sonuç, elbette hezimet. Tüm o diğer hayatların toplamı ve o noktaya gelmelerini sağlayan yaşam koşullarını bir keseye koysak, diğer kesedeki bizim hayatımızı tavana uçurur. Görüntülediğimiz 100 kişi olsa ve her biri 20 yaşında olsa, 2000 yıllık bir deneyimden bahsediyoruz.

Okumaya devam et “Sahteleşmek”